|Anasayfa | Biz Kimiz? | Programlar | Eğitmenler | Fotoğraf Galerisi | Basın Odası | Kurumsal Aktiviteler | İletişim |
 
Mail listemize katılın
E-mail:
 
 

Başlarken





Öğrencilerden

 

 

Öğrencilerden...

'Bu benim belki de yıllardır yaptığım en güzel şey... Tuhaf ve uçsuz bucaksız bir derinlikle bağ kurmuş olduğumu hissediyorum. Burada gördüğüm çeşitlilik, iyi niyet ve gelişim için duyulan istek inanılmaz.

Çok kısa zamanda tüm vücudum değişti. Su almak için kalkmaya bile üşenirken, dinamik, çevik ve bol enerjili bir insan oldum. Diklik her yerde beni koruyor. Bir varlık olmak ve bunun ötesinde bir insan olmak artık benim için bir yaşanmışlığı ifade ediyor. Çünkü tüm bu duyguları gerçek formlarında tatma ve yaşama şansı buldum. Hayatımın her alanında artık daha farklı ve güçlü hissediyorum. Kendime laf geçirmeye ve hislerimi hareketlendirmeye başladıktan sonra gerisi önemli değil..'

 

'Yaklaşık 1,5 aydır derslere devam ediyorum. Kendi geliş sebebimin halen sürekli dönüştüğünü, kendini çoğalttığını fark ediyorum. Sanki birden bire hiç yoktan karşıma çıkmış bir kapıdan sırtımdan tutulup içeri atılmış gibiyim. Orda olmamın benim için çok iyi olacağını bilen görünmez bir güç tarafından.

Tesadüfi ve naif olan seçimim su an beni, hayatımı eline almış içtenlikle, samimiyetle onunla ilgileniyor, ona şekil veriyor. Eksikliklerimin üzerine ekliyor, fazlalıklarımı yontuyor, atıyor. Ruhum ve bedenim kendini yinelerken yenileniyor ve tersi... Derslerde, o tanıdık duyguların kendilerini ifade edebileceği yeni varoluş alanları yaratıyoruz hep birlikte;
kendime yakınlaştığımı hissediyorum.
Hareketten saf, berrak düşünceye varıyorum sonra.

Hala zorlanıyorum derslerde; beden alışmaya çalışıyor;
ama acının kılavuzluğunda bedenimi keşfetme sureci kendimi hiç olmadığım kadar canlı hissettiriyor. Cesaret işi geliyor.. İçimde her zamankinden daha kuvvetli yanan bir ateş olduğunu hissediyorum; aynaya baktığımda onu gördüğümü sanıyorum, bir şekilde sıcaklığını hissediyorum. YAVAŞ YAVAŞ, İNCE İNCE TEVEKKÜL VE ADANMIŞLIKLA İÇ VE DIŞ GÜZELLİĞİM, BİLGELİĞİM İNŞA EDİLİYOR...'

Erinç Pütün       

'Derse ilk girdiğimde bu insanlar yerde ne yapıyorlar böyle, dedim kendi kendime. Hatta benim de aynısını yapacağım düşüncesi korkutmuştu beni. Sonunda dersi takip etmeye başladım. Zaman içinde bazı zorluklarla karşılaşmama rağmen derslere devam ettim.

Şimdi ilk derste gösterdiğim o tepkiyi hatırladıkça kendime gülüyorum. Bastığım yeri algılayamayacak kadar çevreme ve kendime uzak olduğumu belki de hiçbir zaman fark edemeyecektim. Yeri, duvarı, havayı, rüzgarı, insanları ve yaydıkları enerjiyi, elektriği algılamanın; onlarla iletişim halinde olmanın; kendini etrafınla bütünleşmiş hissetmenin ne kadar güzel, ne kadar gizemli bir şey olduğunu anlatamam.

Çevremle aramda incecik bir çizgi görevi gören vücudum hakkında farkında olduklarım ise bambaşka... Derimin altındaki, içimdeki o milyonlarca hücrenin hareketini hissetmek, onları dinlemek, onlarla oynamak o kadar zevkli ki! Eskiden güzel bir müzik duyduğum zaman sadece kulaklarımla dinlerdim. Şimdi ise bütün hücrelerim dinliyor ve müzik ile akmak istiyor.

Bana göre meditatif dans; evrenin, doğanın, çevremizdekilerin ve içimizdekilerin farkında olmak ve bunu devamlı geliştirmek. Hayata dair gerçekleşenleri, hayatın kendisini farklı bir bakış açısıyla değerlendirmek, hissetmek!

Varlığınızı seviyorsunuz ve o da sizi seviyor. Mükemmel bir duygu! Yaşam Bu!'

        Duygu Yıldız         

'Amatör olarak tiyatro ile ilgileniyorum. Tiyatro çalışmalarım sırasında amatörler bir yana, profesyonellerde bile mesleğe gerekli saygının varolmayışını görmek ister istemez ruhumda bir dalgalanmaya neden oldu. Aralarında bağdaş dahi kuramayan, sahnede dik duramayan, ama hala "vücudumuz enstrümanımız" diyenler vardı.

Oynadığım tek ayağı sakat yaşlı kadına bir de kamburluk ekleyince vücudun ne kadar önemli ve hassas olduğunu anladım, çünkü oyun sonunda ağrı içinde kalmıştım. Vücudumun esnekliğe ve güce ihtiyacı vardı. Yani yansıtmadan önce, yansıyandaki sorunları çözmek gerekliydi.

Ve meditatif dans ile tanıştım. Soluğum nefes oldu yaklaşık 3 ay içinde... Kazandığım şeyler sadece biraz esneklik ve biraz güç olmadı; vücut bilinci, denge, kondisyon kazandım ve bilinçsel ve ruhsal olarak da gelişip güçlenmeye başladım.

Tabii yer bilincini (doğa) unutmamak gerek. Böylelikle çıplak ayakla dolaşma eylemlerim, hayvanları görmezden gelemeyişim, ağaçlara- yeşillere dokunarak yanlarından geçişim mana kazandı.

Sanırım meditatif dansın en çok hoşuma giden yanı ucu bucağının olmayışı ve bu uçsuz bucaksızlık içinde sağlıklı bir bilincin olması...'

Ceylan Karaarslan       

Sırtı birincil tutarak çalışmak başta gelen eylem. Ben daha önce stretching yapıyordum ama sırtı ön plana almadığımı gördüm. Çünkü sırtımda ribromyozitler oluşuyordu. Buradaki çalışmalar bu yakınmalarımı iyice azalttı. Bir süre sonra tamamen yok olacağını görüyorum.

Yaşamımızın her alanında yanlış duruş halindeyiz. Otururken, yerken, uyurken.. Omurgayı doğal halinde tutmak meğer ne kadar zormuş ve güç gerektiriyormuş. Oysaki bir yaşındaki yeğenim, bir yere tutunup kalkarken sırtını ve omurgasını dik tuttuğu gibi itkiyi merkezden alıyor. Ne poposuna, ne sırtına, ne bacaklarına yük bindiriyor; dengeliyor. Onun çok rahat yaptığı bu eylem için ben dikkat göstermek ve enerji harcamak zorundayım. Yürürken o beni çeken hayal kişi de benimle yürüyor artık. Biraz kendimi bıraksam iplerini daha çok çekiyor.

Aynı anda popoyu sıkmak, karnı çekmek, bacakları sıkmak, sırtı uzatmak hem koordinasyon gerektiriyor, hem de bütünsel çalışmayı.. Bedenin her kasını kontrol etmek; her birini tanımayı, ama hissederek tanımayı gerektiriyor. Çalıştığımız her yeni kası hissetmeye başladım. Yepyeni kaslar keşfettim. Önce ağrıyla kendilerini hissettirdiler, sonra yürürken duyduğum özgüvene dönüştüler, sonra bedenimin şekillenmesiyle görünür oldular.

Ben bunların çoğunu zaten tıbben biliyorum. Ancak bu akli bilgi.. bir de çalışmalarda edindiğim, yaşadığım duyu bilgisi var. İspatlanamaz, ama bana dair doğruluğu şaşmaz. Nefesimin, kaslarımın birebir tanışıklığıyla edindiğim duyu bilgisi şaşmaz da...’

Dr. Hira Selma Kalkan

‘Bedenini konuşturmak ve kapladığın alandan daha fazla var olabilmek. Keşfe çıkmak kendinde. Bütün evreni sırtında taşımak gibi bir şey. Özgür olmayı doğru anlamıyla yaşamak’

Ayça Ertürk

‘ Ben bu dersten inanılmaz keyif alıyorum. En çok hoşuma giden de yaptığım egzersizlerin salonda kalmaması. Yani dersin uzantıları günlük hayatta da devam ediyor. Bacak kaslarımın yürürken çekildiğini hissediyorum. Uzun sözün kısası artık vücudumla tanıştık.’

Serap Bayrak

‘İlk derslerde kendimi yorgun ve bitkin hissediyordum ama kısa bir süre sonra vücudum alıştı ve hatta zevkli bir hale geldi. Müzikler çok güzel ve artık kendimi yorgun da hissetmiyorum ve bu enerji dışarda da sürüyor.’ 

Cihan Karakuş

 

‘ Önce.........
Hiçbir yerim ağrımıyordu. Ama üstümde bir ağırlık vardı.
Sonra............
Kaslarım çekilmeye ve sızlamaya başladı. Özellikle kol, bacak ve kalça bölgeleri. Sanki bütün kemikler birbirinden ayrı hareket ediyor. Ama üstümde taptaze bir hafiflik var.’ 

Pınar Çağlar Gençtürk

‘ Vee son bir alternatif.. Beden yontan iyi bir heykeltraş bulmak!
Kendimi şanslı hissediyorum, çünkü o heykeltraşla çalışma şansı buluyorum. Teşekkürler..’  

Elif Duran

 


‘Vücudumda hissettiğim en önemli ve hissedilir değişiklik bel ağrımın geçmesi. İlk fark ettiğim şey kasılan bölgeler oldu. Özellikle kol ve omuz bölgeleri. Daha sonra onlar güçlendikçe, onları rahat bırakmayı öğrendim. Karın kaslarımın, kollarımın güçsüzlüğünü fark ettim. Gelişimi bacak ve kol kaslarımdaki sertleşmede, ön bacak kaslarımın uzamasında, sırtımı kontrol edebilmemde ve dengemi daha fazla sağlayabilmemde görüyorum.’

Füsun Özgeç

‘Uzun bir süredir vücudumla ilişkimi kesmiştim. Ayak bileğimdeki kırılma yüzünden vücuduma küsmüştüm. Ama şimdi kendimi çok iyi hissediyorum. Çünkü vücudumla yeniden barıştım ve güvenmeye başladım. Dersler ilerledikçe vücudumdaki açılmayı hissediyorum. Kemiklerimi, kaslarımı, eklemlerimi hissetmeye ve görmeye başladım. Vücudumun yeni bir formu var.

Bir oyuncu adayı olarak dans eğitimi almamın büyük ayrıcalık sağlayacağına inanıyorum. Üstelik hem klasik bale, hem de modern dans tekniklerine, aynı anda vakıf olabilmek inanılmaz. ’

Hülya Çabuk

‘ İlk günlerde en çok üzerinde durduğumuz şeyi düşündüm. ‘Dik durmak’. Bu kadar basit gibi gözüken şey kendim uygulamaya çalıştığımda ne kadar zor oluyordu. Hayatım boyunca kambur yürümüştüm.

Vücudumla beraber yer çekimine karşı bir direniş başladı ve bir iki santim uzadığımı ve kendime karşı da dik durduğumu, daha güvenli olduğumu farkettim. Bazen derslerde kendime inanamıyorum. Bu dersi seviyorum. Vücudumu en iyi şekilde tanıyıp, en iyi şekilde kullanmak istiyorum.’

Özlem Yurtaşan

‘Vücudumda bir şeyler oluyor, bir şeyler harekete geçti. Bilmediğim ve kullanmadığım o kadar çok kasım varmış ki, bunları keşfediyorum ve çok şaşırıyorum. Vücudumu farklı hissediyorum. Hani insan hapşırır da kendine gelir ya, ya da uyandığında soğuk suyu aniden yüzüne çarpar, onun gibi bir şey..’

Sezen Çiftçi

Simya Hareket Atölyesi

Bilgi ve rezervasyon için:
0212 252 59 41
bilgi@simyasanat.com

© QUOTE, 2007
www.meditatifdans.com


Basından
 

EON MEETING

Bağımsız sanat grupları buluşması
Mayıs 2007-İtalya

Eon Meeting'in Türk katılımcıları arasında Simya Hareket Atölyesi de vardı. Bilgi ve fotoğraflar için tıklayın..