|Anasayfa | Biz Kimiz? | Programlar | Eğitmenler | Fotoğraf Galerisi | Basın Odası | Kurumsal Aktiviteler | İletişim |
 
Mail listemize katılın
E-mail:

Yeni Programlar



Peter Gallagher ile Hareket Tiyatrosu

 

 
Basından

 

Başlarken





Öğrencilerden

 

BASIN BÜLTENİ

MEDİTATİF DANS: Bütünsel Bakış & Kaotik Çalışma

Nefes, Yer ve Zamanla Anlaşmak

Değişmek için bir nedenim olmalı
diyorsanız
doğru yerdesiniz..

Çünkü varlık harekettir.

Hareketimize katılarak
Çok yönlü değişim ve gelişim ile zihin ve beden sağlığınız üzerinde
Eşi bulunmaz bir ilerleme kaydedebilir ve denge kazanabilirsiniz.

Meditatif dans, anlayışıyla, senteziyle, ders tekniği ile, amaçlarıyla ve yaklaşımıyla tektir.
Doğru nefes, doğru duruş, denge ve özgürlük kazandırmayı hedefler. Doğamızın gücünü ve güvenini taşımaya davet eder.

Doğu ve Batı kaynaklı vücut disiplinlerini ve tekniklerini sentezler. Karışımıyla özeldir ve kendi duygumuzu taşır. Mevlevilerin hareket meditasyonunu temel alır. Ve bu harekete batı tekniklerini ve doğu öğretilerini ekleyerek, bütünsel bakış kazandırır. Böylece derin bir huzur ve rahatlama sağlarken, doğru alışkanlıklar kazandırır, hareket ve ifade yeteneklerini yükseltir.

Doğamızı ihmal ettiğimiz yüz yılın tüm olumsuzluklarını siler. Hücrelerden, kas yapısına yenilenme sağlar.


Toplum hayatının, şehir hayatının, iş hayatının baskılarından kurtulmuş doğal bir varlık, saf neşe ve enerji olarak hareket etmemize fırsat verir. Odaklanmış hareket ve nefes ile duygularımızı yenileyen bir terapi özelliği görür. İç kasları güçlendirerek güven duygusu, ifade yeteneklerini besleyerek cesaret verir.

**********

Vücut..

Bir aksesuar mı?
Bir yaratım mı?
Bir oluşum mu?

Korkularımızın, endişelerimizin ve hayata bakış tarzımızın altında yatan
gerçek vücudumuz olabilir mi?
Sınırlarımızı kabullenmeye niçin bu kadar eğilimliyiz? Vücudumuzun bize söylediği şeyi ne kadar dinliyoruz? Alışkanlıklarımız mı vücudumuzla ilişkimizi belirleyen yoksa şartlanmalarımız mı?

Eğer köklü arkadaşlıklarınız varsa, hala lise yıllığından fırlayan dostlarla kuşatılıysanız, belki görüntü hiçbir şeydir. Bir eşiniz, işiniz ve gücünüz var. Kitaplarla, sanatla, keşiflerle çoğalttığınız sonsuz bir tahayyülünüz var. O zaman harekete ve değişime neden yok diye mi düşünürsünüz? Sadece sağlığımızı kaybetmekle yüzleştiğimiz zaman mı onu düşünmeye başlamalıyız? Evet, bir yeriniz acıyorsa, o organın orada olduğunu bilirsiniz. Peki, vücudumuz ilgi beklediğinde her zaman alarm zillerini mi çaldırmalı? Uyarılarını, tutulma, spazm veya ağrı olsun, ufak yaşlanma belirtileri olsun, zamanında dinleyerek gençleşmenin, harekete geçmenin bir yolunu aramamız gerekmez mi?
İş ve şehir hayatının bedenimize ve ruhsal yapımıza nasıl etki ettiğini bilsek, yine de sürekli masa başında oturarak omurgamızın hareket özelliğini yitirmesini, kireçlenme, ağrı ve disk kaymalarını göze alabilir miydik? Sadece nefesle ağrılarımızı dindirebileceğimizi bilsek, yine de kendimizi tutar mıydık çekingenlik veya alçakgönüllülükle?

Beden, zihin ve duygu, bizi oluşturan birleşenlerimiz ise, onlara iyi davranmak, kendimizi dinlemek ve korumak bizim için önceliklidir.. Onu anlamak için derin bir tutkuya ihtiyacımız var. Onu dinlemek için kıpırtısız bir sükuta, onu iyileştirmek içinse bol harekete, karışık bir sisteme ihtiyacımız var. Hayallerimize her boş ver deyişimizde, geleceğe soluk bir iz bırakırız. Mutluluklarımızın parlaklığını silen, yeniyi bizden uzak tutan, bizi geçmişe hapseden bir iz.. Biz ne kadar asıl değerli olanın duygularımız ve düşüncelerimiz olduğunu iddia etsek de, hala yeni tanışmalar, yeni keşifler bekliyorsak hayattan, bedenimize ve onun ne ifade ettiğine kulak vermemiz gerekir. Çünkü yeni tanıştığımız gözler ilk önce düşüncelerimizi bedenimizde arar. Çevik miyiz?, yeniliğe ne kadar açığız? Vücut kontrolü ve bilincine sahip miyiz?

Ve güç kazanmaya, artık dayanamayacağım dediğimiz yerde başlarız. Gücü kuşanırız ki güç gerektiren zamanlarda dayanıklı olalım. Yaptığımız çalışma ile irademiz güçlenir, ve karşılaştığımız her yeni durumda dik kalmayı öğreniriz. Tutarlı ve dik bir duruşun sırlarını keşfederiz.

Konsantrasyonun izini sürerek, öğrenmenin formülünü bir kez de kendi doğamız üzerinde çözeriz. Yoğunlaşma ve konsantrasyon ile birlikte iç dünyamızın kapılarını çalarız. Ve oradan ayrılırken motivasyon, özgüven ve daha güçlü bir irade bırakırız..

Hisleri dans tadıyla korkmadan yaşamak, duyguları yükseltmek, devinim ve canlılık kazanmak için. Hayata sanatın ve yaratıcılığın heyecanını katmak için harekete çağrı..

Meditatif dans, duruş ve kondisyon için özel gruplar; dans ve motivasyon için dans teknikleri ağırlıklı gruplar ile seçenekler sunar. Duruş ve kondisyon gruplarında Yoga, Alexander tekniği, Pilates, Helen ve Klasik bale temel kalıpları ile bütünsel keşfe çıkarken, sahne sanatlarına hazırlananları daha ileri teknikler, sahnede duruş, doğaçlamalar, risk, flying ve contact gibi metotlarla geliştirir.

Meditatif Dans hakkında ayrıntılı bilgi için:www.meditatifdans.com
e-mail: bilgi@meditativedance.com


Simya Hareket Atölyesi  

Adres: Şair Nedim Caddesi,
Sporcu Adil Sk. Çay Apt. No:2
Müstakil giriş (Türk Telekom yanı)
Beşiktaş - İstanbul

Bilgi ve rezervasyon için:
0212 252 59 41

(Saat 17.00'a kadar)

0212 261 91 28
(Saat 17.00'dan sonra)

bilgi@simyasanat.com




YAZ PROGRAMI
Yaz tatili zihninizde başladı, fakat bedeniniz bu mevsimde özellikle ek harekete ihtiyaç duyuyor. Haziran ayında Simya'da Sinan Temizalp yönetiminde yeni bir vücut egitimi programı başlıyor...


Çocuklar için
Bale ve Modern Dans